26 Ekim 2016 Çarşamba

Tayvanın virüsleri bizi fena çarptı

Cumartesi Ural yine hasta oldu. Bu defa ateşi biraz daha yüksekti (39 civarı) ve burnu da akmaya başladı. Bu sefer doktora götürmedim, bir kez ateş düşürücü verdim (gerçi o da pek bir  işe yaramadı) o kadar. Pazar günü de ben hasta oldum. En çok korktuğum ve olmamak için dua ettiğim şey buydu, ama çok şükür ikimizde daha iyiyiz. Hasta olmak tabii ki çok doğal bir şey ama hayatında annesinden başka kimse olmayan bir bebek için zor bir durum. Ateş ve halsizlikten Ural'ın odasında sızdığım zamanlarda "anne anne çöp araba" diye tatlı tatlı uyandırdı beni. Ben hasta oldum dediğimde de bol bol öpüp geçti dedi. Ne diyeyim, öpücükler işe yarıyormuş, o an herşey geçiyormuş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder